İşte Yalnız Sanılan ATATÜRK.....
Al sana 'yalnız Atatürk'
Can Ataklı
Bugün iki önemli isimden iki çok önemli anı aktarmak istiyorum Atatürk
hakkında. İkisi de son günlerde moda olan "Atatürk halktan kopmuştu, ölürken
yapayalnızdı, hep hatırlanmak isteyen bir ruh hali taşıyordu" diye başlayıp,
Atatürk'ü yerin dibine batırmak için uğraşan sözde aydın, liberal, demokrat
ve Türkiye sevdalılarına çok güzel yanıt veriyor.
İlk anı Mina Urgan'dan. Deniz Adanalı bir ara Cumhurbaşkanı olmasına ramak
kalan Vecdi Gönül'ün "Yahudiler, Rumlar, Ermeniler kalsaydı milli devlet
olur muyduk" sözlerinin kendisine çok dokunduğunu belirterek aradı ve "Ne
hale geldik, Türkiye'de azınlık sorunu yokken şimdi bu bölücülüğü körüklemek
kadar ülkeye zarar vermeyi çözemiyorum" dedi.
Adanalı bu öfke içinde yıllarca birlikte çalıştığı Vitali Hakko için
düzenlediği arşivi karıştırırken bulduğu bir anıyı paylaştı. "İşte böyle
anlarda insanın önüne çıkıyor bu ibret dolu anılar" diye konuştu.
Adanalı'nın sözünü ettiği Mina Urgan'ın anısı "Bir Dinozorun Anıları" adlı
kitapta da yer alıyor. Şöyle:
"Cenazeyi aile dostu bir avukatın Karaköy'de caddeye bakan bürosundan
seyrettik. Büro yüksek kaldırımın tam altındaydı. Top arabası görününce
ansızın şiddetli bir dolu yağıyormuşçasına (çıt çıt çıt) sesleri geldi
oradan. Meğer eskiden basamaklı olan yüksek kaldırımda toplanan Yahudiler
dinlerinin yas geleneğine uyarak giysilerinin düğmelerini aynı anda
koparmışlar yere atmışlardı. Düşen düğmelerdi o dolu sesini çıkaran."
Bu anı Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna hiçbir dini ve milli ayırım
yapmadan bağlı olan ve kendini Türk hisseden insanların sevgisinin bir
sembolüydü bana göre.
Diğer anıyı ise hangisi olduğunu hatırlayamadım, ama halkla ilişkilerin
duayeni Betül Mardin bir TV'de anlatmıştı.
Betül Mardin 1938'de okuluna her gün tramvayla gidip gelirmiş. Anlattığına
göre tramvay Dolmabahçe önüne geldiğinde vatman aracı durdurur, hemen aşağı
inip bir koşu Saray'ın kapısındaki nöbetçiye gider ve "Gazi bugün nasıl?"
diye sorarmış.
Sonra da aldığı cevabı tramvay yolcularına aktarırmış. Eğer cevap "Ateşi
biraz düştü, bugün daha iyi" şeklindeyse tramvaydan sevinç naraları ve
alkışlar yükselirmiş.
Yok eğer cevap "Ateşi çıktı, bugün pek iyi değil" olursa tramvaydakilerin
çoğu hıçkırarak ağlamaya başlarmış.
İşte yalnız Atatürk buydu.
__________________
Her Lafa Verecek Cevabım Var..
Lakin Bir Bakarım Lafmı Diye, Bir de Söyleyene Bakarım, Adam mı Diye !!
|