Hoşgeldiniz; Bugün 25 Mayıs 2012 Cuma
20 °C
13 °C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Karakter Boyutu :

Hayal kırıklığı!...

05 Şubat 2012 - 00:54
Yaşlı adam, bir konfeksiyon mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan sonra,

İlerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek; "Küçük!..." diye seslendi. "Bana biraz yardımcı olur musun?"

Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. Yedi sekiz yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler, tek kelimeyle dökülüyordu.
Yaşlı adam, çocuğun saçlarını okşadıktan sonra; "Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim." dedi. "Bakalım üzerine uyacak mı?"

Çocuk, bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken, ilk önce rüyâda olup olmadığını, daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü. Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır, birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı. Ama her zaman hasta dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. Şimdi ise, ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala...

Çocuk, yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde, büyümüş olduğunu ilk defa farketti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon, bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artık üşümeyecekti. Çocuk, biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında, iyice keyiflendi. İrili ufaklı misketler, gayet derin olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı. Demek ki her bir cep, en az elli misket alabilirdi. Yaşlı adam, çocuğu sağa sola döndürdükten sonra, elbiselerin paketlenmesini istedi ve iş tamamlandığında, tezgâhtara dönerek; "Elbiseleri torunuma alıyorum." dedi. "Kendisine sürpriz yapacağım için onları bu çocuğun üzerinde denedim. İkisinin de boyu aynı..."

Çocuk, bir anda beyninden vurulmuşa döndü ve ne diyeceğini bilemedi. Ama artık büyüdüğüne göre, bir şey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa baktıktan sonra, üzerindekileri yavaşça çıkartarak bir kenara fırlattığı eskileri giydi. Adam, elbiselerin torununa uyacağından emindi. Yaptığı hizmet için çocuğa bir ciklet parası vermek istediğinde, onu yanında göremedi. Haylaz velet, belli ki bu işten sıkılmıştı. Çocuk, arkadaşlarının yanına döndüğünde, bir kenara çekilerek onları seyretmeye koyuldu. Bütün ısrarlara rağmen oyuna katılmıyordu. Arkadaşları; "Niçin oynamıyorsun?" diye sordular. "En güzel misketleri sen kazanmıştın."

Çocuk, inci gibi yaşlar süzülen gözlerini arkadaşlarından kaçırmaya çalışırken; "Misketlerim, bu elbiselere yakışmayacak kadar güzeldi." dedi. "Bu yüzden onları, bayramlık kabanımın cebine sakladım."

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

DİĞER HABERLER



Flash 10'u indirin. /// Download Flash 10 here.

SON YORUMLAR

  • DK Site sakini En geç 1 sene sonra size "Biz yapamadık zormuş, tekrar siz yapabilirmisiniz" dediklerinde ya da bir karşılık bekledikle...
  • biricik cok guzel olmus defalarca dınlıyorum hele klıbın sonu super emegıne yurwgıne saglık
  • çocuk gibi 1 haftadır nedense hep bende bunu düşünüyorum nedenini bilemediğim bir his nedensiz
  • CRA Tekrar geçmiş olsun koca adam :))
  • CRA canın sıkıldı, numaradan istirahat ediyosun değilmi :))
  • tuğba sarı emeğinize sağlık
  • gülhan gördebil mükemmel
  • CRA Güzel bir akşamdı.. Vesile olan Gülsen, Erdoğan Boy çiftine ve katılan diğer dostlara teşekkür ederim...
  • AYGÜN 2012 Yönetim Kurulunu Tebrik Eder Başarılar dilerim..
  • 3Y AÇMIYO AQ

ANKET

2012 Yönetimi sizce nasıl oluşmalı?

Ankete Katıl »