Hoşgeldiniz; Bugün 25 Mayıs 2012 Cuma
20 °C
13 °C
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Karakter Boyutu :

Hayata bakış açısı..

08 Aralık 2011 - 03:14
Bu yazıyı okumanız kısa bir zamanınızı alacak, ve sonunda hayata ve ilişkilere ait bakış açınız değişebilecek.

İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasındaydılar. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için.

Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı. Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini, işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatırlardı birbirlerine.

Pencerenin yanındaki hasta, her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri saati diğer hastaya pencereden görebildiklerini anlatarak geçiriyordu. Diğer hasta hep bir sonraki günü iple çekmeye başladı, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için.

Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yüzerken çocuklar model bot’larını suda yüzdürüyorlardı. Genç aşıklar, gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı. Ulu ağaçlar etrafı süslüyor,uzaktan şehrin silueti görünebiliyordu.

Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken, odanın diğer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde canlandırırdı.

Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanındaki adam geçmekte olan bir şenlik alayını tarif etti. Diğer adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle.

Günler ve haftalar geçti. Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeniyle karşılaştı: uykusunda, huzur içinde ölmüştü. Hüzünlendi, hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı.

Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez, diğer hasta pencerenin kenarındaki yatağa taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu.

Hemşire memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanın rahat olduğundan emin olduktan sonra onu yalnız bıraktı. Hasta yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu.

Sonunda, dışarıyı kendi gözleriyle görme zevkini yaşayabilecekti. Pencereden dışarı bakabilmek için yavaşça dönmeye zorladı kendisini. Pencere, boş bir duvara bakıyordu.

Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sordu.

Hemşirenin cevabı, ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi. “Sanırım seni cesaretlendirmek istedi” dedi.

Epilog: Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir, kendi durumunuz ne olursa olsun. Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir, paylaşılan mutluluklar ise iki katı artar.

Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız, sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı her şeyi sayın.

Yaşadığımız her bir gün bize bir hediyedir.

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

DİĞER HABERLER



Flash 10'u indirin. /// Download Flash 10 here.

SON YORUMLAR

  • DK Site sakini En geç 1 sene sonra size "Biz yapamadık zormuş, tekrar siz yapabilirmisiniz" dediklerinde ya da bir karşılık bekledikle...
  • biricik cok guzel olmus defalarca dınlıyorum hele klıbın sonu super emegıne yurwgıne saglık
  • çocuk gibi 1 haftadır nedense hep bende bunu düşünüyorum nedenini bilemediğim bir his nedensiz
  • CRA Tekrar geçmiş olsun koca adam :))
  • CRA canın sıkıldı, numaradan istirahat ediyosun değilmi :))
  • tuğba sarı emeğinize sağlık
  • gülhan gördebil mükemmel
  • CRA Güzel bir akşamdı.. Vesile olan Gülsen, Erdoğan Boy çiftine ve katılan diğer dostlara teşekkür ederim...
  • AYGÜN 2012 Yönetim Kurulunu Tebrik Eder Başarılar dilerim..
  • 3Y AÇMIYO AQ

ANKET

2012 Yönetimi sizce nasıl oluşmalı?

Ankete Katıl »